alınan

gotten (adj.)

Turkish-English dictionary. 2013.

Look at other dictionaries:

  • Ruka Safaris - Alinan Tupa — (Рука,Финляндия) Категория отеля: Адрес: Myllylahdentie 4, 93820 Рука, Ф …   Каталог отелей

  • İTAAT — Alınan emre uymak. Söz dinlemek. İnkıyad etmek. Boyun eğmek. Âmirin meşru emirlerini dinleyip ona göre hareket etmek …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • nevale — alınan birtakım yiyecek içeceklerin geleni …   Beypazari ağzindan sözcükler

  • GUNM — Bir şeye meşakkatsiz nâil olmak veya düşmandan doyumluk almak mânalarına gelir ve alınan doyumluğa da isim olarak ıtlak olunur ki ganimet de, her iki mânada böyledir. Şeriatta ise ganimet, küffardan anveten, yani harben alınan maldır. Binaenaleyh …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • baç — is., cı, tar., Far. bāc 1) Osmanlı İmparatorluğu nda gümrük vergisi Sirkeci de oh diye gözlerini açtı, şehrin ta göbeğinde bacını verdiği köprüyü yavaş yavaş geçti. Ö. Seyfettin 2) Zorla alınan para, haraç Galata da baç alınan evler bir gece… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • dolaylı vergi — is., ekon. Yükümlüsü önceden bilinmeyen, malı satın alanı yükümlendiren, tüketiciden alınan vergi Tekel maddelerinden alınan vergi, dolaylı vergidir …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • haraç — is., cı, Ar. ḫarāc 1) Bir yerden, bir kimseden zorbalıkla alınan para 2) tar. Osmanlı Devleti nde Müslüman olmayanların devlete ödemekle yükümlü oldukları vergi 3) tar. Osmanlı Türklerinde genellikle toprak sahiplerinden devletçe alınan vergi… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ihtiyati tedbir — is. 1) İlerisi düşünülerek alınan önlem 2) huk. Yargılama öncesi yasal organlarca alınan önlem …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • katma değer vergisi — is., ekon. Satın alınan mal ve yiyecekten alınan peşin vergi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • köle — is., tar. 1) Savaşta tutsak alınan, yabancı ülkelerden zorla kaçırılıp özgürlükten yoksun bırakılan veya başkasından satın alınan erkek, kul, esir, abd 2) Birinin emri altında bulunan, özgür olmayan kimse 3) mec. Herhangi bir şeye aşırı derecede… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ondalık — is., ğı 1) Onda bir olarak alınan veya verilen ücret, komisyon 2) tar. Toprak ürünlerinden onda bir oranında alınan vergi, öşür, aşar 3) mat. Temel olarak on sayısını alan, aşar, aşari Birleşik Sözler ondalık kesir ondalık sayı ondalık sistem …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.